Sezgin Tanrıkulu: “Önce Hapse Atalım, Sonra Uyduruk Delillerle İddianame Yazarız Anlayışı Hakim!”

27.03.2026

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Marmara Cezaevi’nde tutulan belediye başkanları ve gazetecileri ziyaret etti. Ziyaret sonrası yargıdaki hukuksuzluklara dikkat çeken Tanrıkulu; “Hukukun bu kadar ayaklar altına alındığı başka bir dönem hatırlamıyorum. İddianamesi yazılmadan cezaevinde tutulan belediye başkanları var. Bu tablo anayasal düzene karşı suç teşkil etmektedir” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Marmara Cezaevi’nde gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yaptı. Tanrıkulu, yargı makamlarına duyulan güvenin tarihin en düşük seviyesine indiğini vurguladığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Hukukla ve Vicdanla İzah Edilemeyecek Bir Dönem”

Marmara Cezaevi’nde Ekrem İmamoğlu, Murat Çalık, belediye başkanlarımız ve gazeteci dostlarımız Merdan Yanardağ ile Alican Uludağ’ı ziyaret ettim. İçinden geçtiğimiz dönem, hukukla, adaletle, vicdanla, ahlakla, örf ve adetlerle izah edilemeyecek bir dönemdir. Öyle bir anlayış var ki; “İnsanları önce hapse atalım, sonra uyduruk delillerle bir iddianame yazarız.” Hukukun bu kadar ayaklar altına alındığı, bu kadar yok sayıldığı başka bir dönem hatırlamıyorum.

“Cumhuriyet Tarihinde Bu Kadar Güvensiz Bir Tablo Karşılaşılmadı”

Bugün savcılık makamına, hakimlik makamına ve yargıya duyulan güven tarihin en düşük seviyelerinden birine inmiş durumda. Cumhuriyet tarihinde bile bu kadar güvensiz bir tabloyla karşılaşılmamıştı. Olağanüstü dönemlerde, sıkıyönetimlerde, OHAL süreçlerinde bile durum bu kadar vahim değildi. Kapısını çaldığımız yargıçlar, hakimler, savcılar vardı; gittiğimizde ayağa kalkan, saygı gösteren, kapıya kadar uğurlayan insanlar vardı. Şimdi ise savcıların kapısını çalamıyorsunuz. Önlerinde bariyerler var, derdinizi anlatabileceğiniz kimse yok.

“İddianame Yazamıyorsanız Neden Tutukladınız?”

Bu nedenle uyduruk iddianamelerle insanlar aylarca cezaevinde tutuluyor. İddianamesi yazılmadan cezaevinde tutulan belediye başkanları var. Tam 10 aydır içerideler. Eğer iddianame yazamıyorsanız, neden tutukladınız? Neden gözaltına aldınız? Uşak’ta, Kuşadası’nda, Antalya’da, Adana’da işlendiği iddia edilen suçların yargı yeri İstanbul olarak belirleniyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı adeta Türkiye’nin başsavcılığı gibi davranıyor.

“Anayasal Düzene Karşı Suç İşleniyor”

Tüm bunların anayasal düzene karşı suç teşkil ettiğini bir kez daha tarihe not düşmek isterim. Bu davalar bakımından da anayasal düzene karşı suçun tüm unsurlarının oluştuğunu görüyoruz.

Benzer Haberler