CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Polatlı'da Mevsimlik Tarım İşçilerini Ziyaret Etti

23.07.2026

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Polatlı'da bulunan Girmeç köyünde mevsimlik tarım işçilerini ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na ziyarette parti yönetici ve üyelerinin yanı sıra Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya eşlik etti.

Tarım işçilerinin çadırlarını da ziyaret eden Kılıçdaroğlu ziyarette hem çocuklarla hem tarım işçileriyle sohbet etti ve sorunlarını dinledi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugün yaptığı açıklamalara ilişkin sorusuna, "Benim gündemim farklı" yanıtını veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündeminin halkın ve buradaki insanların sorunu olduğunu belirterek şunları kaydetti:

Benim gündemim farklı arkadaşlar. Benim gündemim halkın gündemi. Buradaki insanların sorunu, bu insanların sorununu çözmek. A partisi bunu demiş, B partisi bunu demiş. Söylenen söz önemli. Halkın sorunlarıyla kim ilgileniyor? Halkın sorunlarının çözümü için hangi önerileriniz, modelleriniz var?

Buraya geldim. Bu insanlar bir anlamda unutulmuş insanlar. Bu insanların aileleri var, çocukları var, sorunları var. Alın teri döküyorlar. Kazanmak istiyorlar. Çocuklarını iyi okullarda okutmak istiyorlar. Bu çocukların sağlık sorunu var. Bunların sosyal güvenlik sorunu var. Bu insanlarla ilgilenmeyen bir siyasi partinin veya bir siyasi liderin Türkiye'nin sorunlarını çözme kapasitesi yok demektir. Benim görevim toplumun sorunları yoğun ama unutulmuş kesimleriyle bir araya gelmektir. Ben çöpten kağıt toplayan insanların, mesai saati olmaksızın tarlada çalışıp alın teri döküp alın teriyle kazanan insanların sorunlarını çözmek için ben yola çıktım. Benim siyaset anlayışım budur. Ben gidip başka bir yerde siyaset yapmıyorum. Halkın arasında siyaset yapıyorum.

Dolayısıyla günlük kısır tartışmaların ötesine çıkmak lazım. Bakın bugün sorunu olmayan hiçbir kesim yok. Çiftçiye bakın, sorunu var. İşçiye bakın, sorunu var. İşsizlere bakın, sorunu var. Gençlere bakın, sorunu var. Emeklilere bakın, sorunu var. Sorunsuz kesim, beşli çeteler ve onların yardakçıları. Onların hiçbir sorunu yok. Sarayda oturanlar onların hiçbir sorunu yok. Onların hepsinin keyfi yerinde. Onların halkın sorunlarıyla ilgilenme gibi bir düşünceleri yok.

Benim adım Kemal Kılıçdaroğlu’ysa ben bu ülkede herkesin sorununa eğilmek zorundayım. Bana oy versin veya vermesin, beni tercih etsin veya etmesin ben onun sorunlarını çözmek zorundayım. Dolayısıyla CHP'nin içindeki tartışmalar beni hiç ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren şu: Bu ülkenin sorunlarıyla kim ilgilenmek istiyorsa yanıma gelecek; beraber gideceğiz, beraber sorunlara eğileceğiz.

Birilerinin sözcüsü asla ve asla olmayacağız. Eğer sözcü olacaksak halkın sözcüsü olacağız. Eğer sözcü olacaksak şu çocukların sözcüsü olacağız. Onların okul sorunu var. Kim dile getirdi? Hangi siyasi parti dile getirdi? Oturuyorlar akşama kadar konuşuyorlar Meclis’te. Ne konuşuyorlar? Meclis’te olmayan adına sahte oy pusulası gönderilen insanlarla ilgili bu Türkiye ne yaptı? Meclis Başkanı ne yaptı? Siyasi partiler ne yaptı? Ya parlamentoda olup da sahte oy pusulası gönderen sahtekarların hesabının sorulması gerekmiyor mu? Niye gerekmiyor?

Ben bu çocukların hakkı için onu soruyorum. Bu çocukların hakkı için, bu aileler için… Kadın, çoluk, çocuk demiyorlar; neredeyse günün 24 saati çalışıyorlar. Sizler de gördünüz hangi koşullarda çalıştıklarını. Peki bizim Anayasa ne diyor? Devlet, sosyal devlettir diyor. Sosyal devlet vatandaşın yanında, yoksulun yanında, dar gelirlinin yanında duran devlet demektir. Bu tablo, sosyal devlet tablosu değildir.

Burada üretici de zarar ediyor, onlar da söylediler; ‘zarar ediyoruz, geçen yıl bilmem şu kadar dönüm ekiyorduk bu sene ekemiyoruz, o kadar olmuyor’ diyor.

Dolayısıyla sizden istirhamım kısır tartışmaların ötesine çıkın. Kontrollü medya istemiyoruz. Bir daha ifade edeyim; kontrollü, yönlendirilen medya istemiyoruz. Halkın medyasını istiyoruz. Halkın sesi olacak. Şu çocukların hakkını savunacak. Bunlarla röportaj yapacak. Bakın bakalım bu çocuklara, dertleri ne bu çocukların? Ben bu çocukların hakkını, hukukunu savunan bir kişiyim. Benim tek hedefim o. Siyasetteki tek hedefim o. Onun dışında hiçbir kaygım yok. Benim tek kaygım bu çocuklar ve bu ülkenin geleceği. Bunun için de mücadele edeceğim. Hiç kimse endişe etmesin; üzerimize baskılar gelir, yalan haberler üretilir. Hayatımda görmediğim yalan haberleri kontrollü medya sayesinde gördüm. Sosyal medyada gördüm. Ya ağzımdan çıkan A ise Z diye telaffuz edildiğini gördüm. Yazan anlı şanlı gazeteciler, köşklerinde oturan gazeteciler, saraylarda oturan gazeteciler, yalılarda oturan gazeteciler. Halktan habersiz gazeteciler oturuyorlar koltuklarında beni eleştiriyorlar. Beni eleştireceksen senin istediğin televizyonda karşıma çıkacaksın. Kim kimi eleştiriyor? Kim kime hesap soruyor? Biz hesap vermeye hazır bir siyaset anlayışını güdüyoruz. Bir siyasetçi hesap vermekten kaçıyorsa o arkasında karanlık noktalar var demektir. Siyasetçi dediğiniz kişi halkına hesap verecek. Kim soruyorsa hesap verecek. Sonuna kadar gidecek. O zaman anlarız ki siyaset kirlilikten arınmıştır. Kirli siyasetin bu ülkeye faydası yoktur. Bu insanlara da faydası yoktur. Teşekkür ederim arkadaşlar. Çok sağ olun.


Benzer Haberler